21/12/2008 - izler...
gözlerimi açıyorum,çoktan toplayıp gitti bile karanlığın emektar çöpçüleri karanlığı ve gönderdi kızgın bir güneşi,başında altın taçlı bir kral,bir arabası var güneşin milyon yıllık,geliyor işte tıngır mıngır...uyanıyorum...
gözlerini açıyorsun,karanlığın çöpçüleri hala karanlığı süpürmekte,simsiyah kesilmiş süpürgeleriyle,yorgun ve yavaş yavaş,güneşi uyandırmak üzere başında altın taçlı bir kral,arabası hazırlanmakta güneşin yola çıkmak üzere...uyanıyorsun...
bin yıllık bir şehrin,bin yıllık yollarına çıkıyorsun...yüzünde hala gecenin son izleri,içinde izler,adımlarında kalan izler,geçmişte bıraktığın izler,hepsi seni takip ediyor,ardından geliyor usulca...gecenin izleri gidiyor bir zaman sonra,adımlarınla kalan izlerde,diğerleri bir gelip bir gidiyor,usulca yanına yaklaşıp seni meşgul ediyor,hayır şimdi olmaz giteliyim diyorsun ama bırakmıyor peşini,yakana yapışıyor,binbir haliyle geri dönüyor bir zaman sonra,kızıyorsun,neden bana acı veren bunca iz... benmi çizdim bunları,bunlar benim suretim mi,bunlar canımın bir parçasımı,nasılda yakıyorlar içimi,nasılda davetsizce gelip gidiyorlar...
unutmak,izlerini silmektir...
** :(
-- :( son...
|