24/10/2008 - geçmişten...aşk yolu...
bu ne loş yoldur ne çok gelen giden var sahaflar aşkmı satıyor ne gözler ağlamaklı bir bıcak kesiği gibi sözler paramparça söylenen her söz verilen her söz tutulmuyor nedense yarına paramparça çıkıyor yürekten yürekten yüreğe düşüyor paramparça... bu ne loş yoldur seçilmiyor hiçkimsenin yüzü tanıdıklar bile yabancı yabancılar bile yalancı bu ne biçim iştir ne kötü gidiştir dönsen bile sonu yine gidiştir bu ne biçim yoldur ne karmaşık labirent... be ne boş yoldur gelen giden boş dönüyor yağmalanmışın bende geçmedimi haramilerin demmi bu ne boş elbisedir kanamlı tüm yamalar bezmi diktiler acemi doktorlar aşk kesiklerimize... ve unutulmuş sözler çöplüğü umut metan gazı şimdi patladı patlayacak ayrılığa "seni bulduğum yere geldim yine yine sen yoktun taktım koluma bir yosmayı ve öğretti yosma bana tüm labirentli yolları dışardayım şimdi soğumuş yüreklerin yurdunda taş gibi bakışlar duygusuz öpüşmeler ayanında..." bu ne boş yoldur anlamsız,duraksız eskiden tanrı gördüğümüz aşk şimdi ateist devrinde odalarda şimdi istesede kimse ağlayamıyor bile hüzünlü bir sonata... bu ne boş yoldur aşk bile fasist artık çığrından çıkmış çark yobaz kafalarda zincirlendi yüreğimiz f tipinde aşk şimdi ölüm orucunda can verdi... ölüm orucunda
|